
Teselli olmuyor sözler
Yinede duymak istiyorum,anmak istiyorum,
Tıpkı susuzluktan çatlamış dudaklar gibi,sudan başka birşey düşünmek,konuşmak istemiyorum
İçimdeki aklıbaşında insan,sık sık kızıyor bana
bu ne bencillik diye,,
biliyorum,nice genç yaşlarda yitirilen babaları,sevgileri,canları
Kıyamıyorum kendime,,,
Dilediği gibi düşünsün diye her anıyı bırakıyorum zincirlerinden,
Çokca,bildiğimi sandığım,beklediğim ölüm bu mu ?
Aslında yumuşacık,oldukcada ferah geliyor yüzü,
Hiçde söyledikleri gibi değil diyorum...
Sanki üç kişi buluşmuşuz odada
Oda, oda değil, bütün bir evren...
Kısa bir hesap görülüyor
Ben istemesemde,öteki hayır! diyor,
Ama oldukca nazik
Sanki çok acelece, mühim bir işleri var
Korkmuyorum, ama hiç,
Yanlızca razı değilim henüz....
Hiç beklenmedik bir anda,
Tekrar,avuçlarıma alıyorum yüreğini,
Var gücümle bastırıyorum,tek duymak istediğim tik tak tik tak
Canı yanıyormu diyorum ?
Olsun yansın varsın,canı olsunda yansın,,
Yumruğum belki küçük müydü ki?
Bu kez iki elimi yumruk yapıyorum...
Nafile,olduğunu biliyorum,ama içimde hafif meşrep bir umut,
Küçük gözleri,laciverde çalan kara gözleri kalıyor gözlerimde,
Üzgün değil,hafifce gülümsüyor
Baba gitme diyorum,
Belli ki sözü var,yoksa kırmayacak beni....
Yaşamımda nerdeyse ilk kez ,
Gerçek bir acı yaşıyorum,dostların acılarını paylaşırken hatırlıyorum kendimi,
Yok yerini tutmuyor...
Hiç diyorum hemde hiç,becerememişsin,dilinden düşmeyen empatiyi,
Bencilce ağlıyor yürek,
Onu hiç düşünmüyor sanırım,
İllede ben diyor,beni en çok seven,
beni her yaşımda,koşulsuz seven
ne olursam,ne yaparsam seven,
Sen diyor,bunun için üzülme,vah et ah et,asıl.. yandığına
Sonra,ölümün altıncı günü,
Bir şiirini buluyorum,belkide son şiiri,
Çiçeklerle mezarına geldiğimde,beni göreceğini,
Ve orada da beni seveceğini söylüyor,
Bir parça daha insan oluyorum,
İnsan olurken,ağlıyorum...
Ağlarken,büyüyorum,artık neye ağlayacağımı öğreniyorum..
Güle güle can babam..
Demek orda da seveceksin,,,bana da bunu yaptın ya...
Güle güle tekrar görüşene dek,
Güle güle Allah'ın Azmi'si.... 09/02/2005
SENİ...
İhtimal,Ağustos böcekleriydi öten,
Belki sabah belki akşam
Yeşile boğulmuş dağbaşı
Ovada sarı sıcak
Alazı vurmuş güneşin
Geniş alnına
Doğduğun yer,
Serin sular
Sırlara boyun eğen dilsiz gölgeler
Çatal çam, Cerence tepesi,
Kendisine şarkılar söylenen mehtap
Anlaşmışlar aralarında
Sıcacık sarmış, koklamış ve opmüşler
Yumuşacık toprağın kollarına bırakmadan az önce
12/08/2005 DOGUM GÜNÜN KUTLU OLSUN...
Genzime doluyor Ağustos sesleri
Kara dutları dalında
Dirseklerime kadar kana bulanmışım
Dut yaprakları ile ovuyorum yüreğimi
Kızıl gölgelerin yanına koyuyorum
Anıza duruyor sevgilerim
Ağırlaştıkca derinlere göçüyor
Bir sepet incir kucağına düşüyor
Bir ben bekliyorum
Doğduğun günü !
12/08/2006 için
Gurbet büyütürler sılada ozanlar









